İçeriğe atla

Tekrar eden işler kendiliğinden olsun.

Koyu beton bir kaidenin üzerinde delikli siyah bir göbek ve içinden geçerek düğümlenen birkaç siyah boru; deliklerin içinde ve boruların altında sıcak turuncu bir ışık var, arka plan krem rengi.

İş akışlarını kuruyor, sistemlerinizi birbirine bağlıyor ve raporları otomatikleştiriyoruz.

Projenizi Konuşalım

Mevcut durum

Bunlar size tanıdık geliyor mu?

  • Her ay aynı işi elle mi yapıyorsunuz?

    Aynı tabloyu doldurmak, aynı e-postayı yazmak, aynı dosyayı taşımak. Tek seferde kısa sürüyor ama her ay tekrarlanıyor ve kimse toplamını hesaplamıyor.

  • Aynı veriyi iki yere elle mi giriyorsunuz?

    Sipariş bir yerde, fatura başka yerde, müşteri bilgisi üçüncü bir yerde. Biri güncellenince diğerleri geride kalıyor ve hangisinin doğru olduğu belirsizleşiyor.

  • Gelen talepler doğru kişiye geç mi ulaşıyor?

    Form, e-posta, mesaj; hepsi ayrı yere düşüyor. Biri gözden kaçınca müşteri cevap alamıyor, siz de bunu ancak o şikâyet edince öğreniyorsunuz.

  • Rapor hazırlamak yarım gününüzü mü alıyor?

    Sayılar farklı sistemlerde duruyor, her ay elle toplanıp bir tabloya geçiriliyor. Rapor hazır olduğunda anlattığı dönem çoktan geçmiş oluyor.

  • Yapay zekâyı denediniz ama işe yaramadı mı?

    Bir araç alındı, birkaç hafta kullanıldı, sonra unutuldu. Çoğu zaman sebep aracın kötü olması değil; hangi işi çözeceği baştan belirlenmemiş oluyor.

Nerede işe yarıyor

Otomasyon sizin işinizde neye benziyor?

Hangi biçimde çalışırsanız çalışın, kuralı yazıya dökülemeyen işi otomatikleştirmiyoruz. Bağlanacak sistem dışarıya hiç yol açmıyorsa bunu da durum tespitinde söylüyoruz; sonradan çıkan sürpriz olmuyor.

  • Randevuyla çalışıyorsanız

    Klinik, kuaför, atölye ya da danışmanlık: takviminiz doluysa işiniz yürüyor, boş kalan saat geri gelmiyor.

    • Randevu hatırlatması müşteriye kendiliğinden gidiyor, onaylamazsa ikinci kez hatırlatılıyor.
    • Gelmeyen randevu kaydediliyor ve o müşteriye yeniden tarih öneriliyor.
    • Randevudan sonra değerlendirme isteği gönderiliyor; yorum toplamanın en düzenli yolu bu.
  • Ürün satıyorsanız

    Mağazanız ya da online mağazanız varsa aynı sipariş üç ayrı sisteme yazılıyor.

    • Sipariş oluştuğunda faturası kesiliyor ve muhasebeye düşüyor, ikinci kez elle girilmiyor.
    • Stok belirlediğiniz eşiğin altına inince haber veriliyor.
    • Kargo ve iade durumu müşteriye otomatik bildiriliyor, müşterinin size sormasına gerek kalmıyor.
  • Teklifle çalışıyorsanız

    Zanaat, B2B hizmet ya da proje işi: iş çoğu zaman teklifin kendisinde değil, takibinde kaybediliyor.

    • Gelen talepten teklif taslağı hazırlanıyor, siz üstünden geçip gönderiyorsunuz.
    • Cevapsız kalan teklif belirlenen sürenin sonunda kendiliğinden hatırlatılıyor.
    • Onaylanan teklif göreve dönüyor; işi kimin ne zaman yapacağı takvime düşüyor.
  • Belge trafiğiniz ağırsa

    Fatura, irsaliye, sözleşme: okunup bir yere yazılması gereken her belge zaman yiyor.

    • Gelen fatura okunuyor, tutarı ve tarihi ayrıştırılıp kaydediliyor; onayı siz veriyorsunuz.
    • Belgeler otomatik adlandırılıp doğru klasöre yerleşiyor ve aranabilir hâle geliyor.
    • Ay sonunda eksik belge listesi çıkarılıp muhasebeye gitmeden önce size gösteriliyor.

Hizmet kapsamı

Sizin için üstlendiklerimiz.

  1. İş akışı otomasyonu

    Somut bir örnek: siteden form geliyor, müşteri CRM'e düşüyor, ona otomatik onay e-postası gidiyor, size de görev açılıyor. Dördü de siz hiçbir şey yapmadan oluyor. Bu kalıbı sizin işinizdeki tekrara uyarlıyoruz; teklif hazırlama, sipariş takibi, hatırlatma e-postaları. Akışı n8n üzerinde kuruyoruz, her adım görünür ve tek tek değiştirilebilir oluyor. Bir işin otomasyona değmesi için sık tekrarlaması gerekiyor: haftada bir dönen bir iş birkaç ayda kendini çıkarıyor, yılda iki kez olan bir iş için kurulum masrafı geri gelmiyor. Durum tespitinde bunu birlikte hesaplıyoruz.

    Krem taş yüzeyde duran dizüstü bilgisayar; ekranında gece tamamlanan dört adımlı etkinlik listesi, son onay işareti turuncu.
  2. Sistemleri birbirine bağlama

    Somut bir örnek: mağazada sipariş oluşuyor, faturası kesiliyor, muhasebeye düşüyor, stok güncelleniyor. Aynı veriyi ikinci kez elle girmek ortadan kalkıyor. Sitenizi, CRM'inizi, muhasebe programınızı ve e-posta aracınızı birbirine bağlıyoruz; hangisinin ana kayıt olduğunu baştan belirliyoruz ki iki sistem birbirini ezmesin. Bağlamaya başlamadan önce de veriyi düzene sokmak gerekiyor: aynı müşterinin iki kaydı, eksik alanlar, farklı yazımlar. Bu adım genelde hafife alınıyor ve çoğu zaman işin en uzun kısmı o oluyor.

    Krem taş yüzeyde duran akıllı telefon; ekranında mağaza ve muhasebe bölümlerinde aynı sipariş kaydı, aralarında sade bir ayırıcı çizgi.
  3. Yapay zekâ adımları

    Yapay zekâ her adımda gerekli değil; gerektiği yerde koyuyoruz. Gelen faturayı okuyup alanlarına ayırmak, serbest yazılmış bir talebi doğru ekibe yönlendirmek, sık gelen sorulara taslak cevap hazırlamak. Yapay zekâ okumada ve sınıflandırmada iyi, yargı gerektiren işlerde kötü: faturadan tutarı çıkarmak onun işi, o faturayı ödemeye değer mi diye karar vermek sizin işiniz. Bu ayrımı akışı kurarken yapıyoruz. Müşteriye giden yazıyı da insan onaylıyor; karar otomatiğe kalacak yerlere de araya onay adımı koyuyoruz.

    Krem taş yüzeyde duran dizüstü bilgisayar; ekranın solunda bir fatura belgesi, sağında ondan okunan alanlar, altta onay bekleyen bir satır ve turuncu onay düğmesi.
  4. Raporlama ve veri akışı

    Somut bir örnek: her pazartesi sabahı geçen haftanın özeti kendiliğinden e-postanıza düşüyor. Sayılar farklı sistemlerden toplanıp tek tabloda birleşiyor, elle kopyalama bitiyor. Neyin ölçüleceğine birlikte karar veriyoruz; her şeyi ölçen rapor kimse tarafından okunmuyor. Rapor da herkese değil, o sayıyla bir şey yapacak kişiye gidiyor. Kimsenin karar vermediği bir rapor, otomatikleşmiş bir alışkanlıktan ibaret kalıyor.

    Krem taş yüzeyde duran akıllı telefon; gelen kutusunda açılmış haftalık özet, dört satırlık liste ve altında çubuk grafik, çubuklardan biri turuncu.

Yaklaşımımız

Nasıl çalıştığımızı baştan söylüyoruz.

  • Tek bir işle başlıyoruz

    MIT'nin 2025'te yayımlanan ve çok alıntılanan araştırmasına göre şirketlerdeki yapay zekâ pilot projelerinin yüzde 95'i ölçülebilir getiri sağlamadı. Sebebi çoğu zaman büyük başlayıp hiç ölçmemek. Biz tek bir işi otomatikleştirip kazancı ölçüyoruz, sonra yaygınlaştırıyoruz.

  • Veri sizin tarafınızda kalır

    Otomasyonun en sık takıldığı yer fiyat değil, verinin nereye gittiği. Akışları kendi sunucunuzda çalıştırabildiğimiz için çoğu adımda bu soru hiç doğmuyor; doğduğu yerleri de baştan yazılı veriyoruz.

  • Kurduğumuz otomasyon sizin olur

    Otomasyon kurup anahtarını elinde tutan ajans müşterisini kilitlemiş oluyor. Biz tersini yapıyoruz: akış sizin hesabınızda, belgesi elinizde, istediğinizde ekibinize geçiyor.

Süreç

Dört adımda çalışan bir otomasyon.

  1. Durum tespiti

    Hangi işler tekrarlıyor, her biri ayda kaç saat alıyor, hangisi hataya açık. Birlikte oturup yazıya döküyoruz.

  2. Pilot seçimi

    Listeden bir iş seçiyoruz: en çok zaman alan değil, en hızlı kazandıran. Neyin ölçüleceğini baştan belirliyoruz.

  3. Kurulum

    Akış kuruluyor, sistemlere bağlanıyor, birkaç hafta gözetim altında çalışıyor. Hatalar bu dönemde çıkıyor ve düzeltiliyor.

  4. Ölçüm ve yaygınlaştırma

    Kazanç ölçülüyor. İşe yaradıysa sıradaki işe geçiyoruz; yaramadıysa sebebini yazıp duruyoruz, ısrar etmiyoruz.

SSS

Sık sorulan sorular.

Üç şartı taşıyanlar: tekrarlayan, kuralı belli olan ve bir sisteme dokunanlar. Teklif hazırlamak, fatura kesmek, talepleri yönlendirmek, rapor toplamak bunlara giriyor. Her seferinde ayrı karar isteyen, kuralı yazıya dökülemeyen işler girmiyor; onlarda otomasyon işi kolaylaştırmıyor, üstüne bir de denetim yükü getiriyor. Otomasyon kimsenin yerine geçmiyor; tekrar eden adımı üstlenip kararı insana bırakıyor.

Tek bir işle başlıyoruz. Önce hangi işlerin tekrarladığını ve her birinin ayda kaç saat aldığını birlikte çıkarıyoruz, sonra listeden en hızlı kazandıranı seçiyoruz. Basit bir akış birkaç hafta içinde çalışır hâle geliyor; asıl süreyi kurulum değil, sistemlerinizdeki verinin düzene girmesi belirliyor.

İki kalem var: kurulum ve aylık işletme. Kurulumu iş başına konuşuyoruz, aylık tarafta ise araç ve sunucu maliyeti duruyor; ikisini de baştan kalem kalem yazıyoruz. Bir şeyi açıkça söyleyelim: bu projelerde en çok hafife alınan kalem verinin düzene sokulması oluyor, bazen bütçenin önemli bir kısmını o alıyor. Durum tespitinde bunu görüp söylüyoruz, sonradan sürpriz çıkmıyor.

Akışları n8n üzerinde kuruyoruz ve gerektiğinde kendi sunucunuzda barındırıyoruz; o durumda veri sizin sunucunuzdan çıkmıyor. Dışarıdaki bir servisi kullanmamız gereken yerler olursa hangileri olduğunu, hangi veriyi gönderdiğini ve hangi sözleşmenin gerektiğini yazılı olarak veriyoruz.

Müşteriye giden ya da parasal sonucu olan hiçbir adım tek başına otomatiğe bırakılmıyor; araya onay adımı koyuyoruz. Yapay zekânın işi taslak hazırlamak ve sınıflandırmak, son sözü söylemek değil. Akışın her adımı kayıtlı olduğu için bir şey ters gittiğinde nerede olduğu görülüyor.

Çoğu zaman evet. Yaygın CRM, muhasebe, e-posta ve mağaza yazılımlarının bağlantısı hazır; olmayan yerlerde arayüz üzerinden bağlanıyoruz. Sisteminiz dışarıya hiçbir yol açmıyorsa bunu durum tespitinde söylüyoruz, sonradan çıkan bir engel olmuyor.

Hayır. Akışlar sizin hesabınızda duruyor, nasıl çalıştıkları belgeleniyor ve isterseniz ekibinize devrediyoruz. Bir şey bozulduğunda ne olacağı da belgede yazılı: akış hata verirse nereye düşeceğini ve kimin haberdar olacağını baştan kuruyoruz. Çünkü sessizce durmuş bir otomasyon, hiç kurulmamış olandan kötüdür. Çalışmamız bitse de sistem çalışmaya devam eder.

Blog

Bu konudaki yazılar

Büyük resim

Otomasyon kurulu bir düzen ister.

Bağlanacak bir site, ölçülecek bir kanal ve düzenli akan bir içerik yoksa otomatikleştirecek pek bir şey kalmıyor. Dört alanı ayrı işler gibi değil, tek bir bütün olarak ele alıyoruz.

Hizmetlerin tamamına bakın